Çello, vücutla en yakın temas kuran enstrümanlardan biridir. Doğru oturuş, sadece rahat çalabilmek için değil, aynı zamanda uzun vadeli fiziksel sağlık açısından da büyük önem taşır. Sandalyenin yüksekliği, endpin'in uzunluğu ve enstrümanın gövdeye göre açısı, her öğrencinin kendi fiziksel yapısına göre ayarlanmalıdır.
Doğru oturuşta sırt dik ama gergin olmamalı, omuzlar rahat ve düşük tutulmalıdır. Çellonun üst kısmı göğüs kemiğine yakın durmalı, enstrüman vücudun ortasında dengeli bir şekilde konumlanmalıdır. Bacaklar hafifçe açık tutularak enstrümana destek sağlanır, ancak enstrümanı sıkıştırmak yerine dengeyle tutmak esastır.
Yay tutuşu ise ayrı bir ustalık gerektirir. Sağ elin parmakları yayın topuğuna yakın, esnek ve doğal bir şekilde yerleştirilir. Başparmak hafifçe kavisli tutulmalı, diğer parmaklar yayın üzerinde eşit bir ağırlık dağılımı sağlamalıdır. Bileğin esnekliği, yay değiştirme anlarında (yukarı-aşağı geçişlerde) pürüzsüz bir ses akışı sağlar.
Yay basıncı, hızı ve temas noktası (köprüye yakınlık) arasındaki denge, çellonun tonunu doğrudan belirler. Öğrenciler genellikle bu üç unsuru dengelemeyi zamanla, düzenli pratikle öğrenir. Aşırı basınç sert ve gıcırtılı bir ses üretirken, yetersiz basınç zayıf ve havalı bir tona yol açar.
Stüdyo Ankanom'daki derslerimizde eğitmenlerimiz, her öğrencinin fiziksel yapısına özel duruş ve tutuş ayarlamaları yaparak, doğru alışkanlıkların en baştan kazanılmasını sağlar. Bu temel, ileride vibrato, pozisyon geçişleri ve ileri düzey yay teknikleri gibi becerilerin sağlıklı bir şekilde gelişmesinin ön koşuludur.
Düzenli ayna karşısında çalışmak veya video kaydı alarak kendi duruşunu gözlemlemek, öğrencilerin bu temel becerileri pekiştirmesine yardımcı olan pratik bir yöntemdir.